9 Ocak 2011 Pazar

Friends

Düzen içinde yazmaya çalışmaktan yazamaz oldum. buyrun düzensiz düşünceler dizim.
Bütün bu yurtdışında yaşıyor-çalışıyor olma fikri tekrar düşündüğünde o kadar da çekici gelmiyor, belki bitmek bilmeyen kıştan/soğuktan, belki uzun süren gecelerden, belki pis halımdan... öyle ya da böyle...

Yurdun içini-dışını güzel kılan tek şeyin arkadaşlar olduğunu, onlarla ne kadar özgürce ve ne kadar kaliteli zaman geçirebiliyorsan yaşadığın şehrin o kadar güzel olduğu Sabancı'nın kimsesiz kampüsünün, Museumquartier'in soğuk havuz kenarının yanında tek bir gerçek arkadaşın bile varsa ne kadarda mükemmel olduğunu...

Benim arkadaşlarım öyle insanlar ki, onlarla oturduğumda bütün gün hiç duymadığım şarkıları çalsalar, hiç bilmediğim türden ezgiler olsa, hiç farketmez ben bi şekilde çok severim bütün o sesleri...
Benim arkadaşlarım öyle insanlardır ki, onlarla bi tabağı paylaştığımda hissettiğim doygunluk her zaman karnımın doymasından çok daha ötedir...

Belki de bunu için benim arkadaşlarımdır ya...Seviyorum sizi.

1 müthiş fikr-i beyanda bulunulmuş:

sinem dedi ki...

ben de seni seviyorum. çok seviyorum. çok özlüyorum, arıyorum. öyle bi an geliyor ki, "esra olmalı" diyorum, çünkü o an sadece seninle paylaşılır, kimseyle değil. beraber bi kahveye, bi kafeye, bi hocaya, bi ders kitabına, bi romana, bi deftere, bi kaleme, bi bloga, bi şarkıya, bi insana, birbirimize hayran olmalıyız.