26 Aralık 2008 Cuma

starismur


bakar durur gtalk
bakar durur gmail, facebook
bakar durur gorkem
esra yok
esra nerde ki?
esra yok.

pozisyon izmir
ofset asansor
korfez kapkara bir col
kirmizilar maviler karsida
izmire apacik sirtini donmus kare masa
masada bardak, bardakda raki
izgara cipura hafif kararmis disi
kamera don, sandalye bos
kamera don, sandalye bos
kamera don, sandalye bos
kamera don, esra!
gozlere odaklan, gozler uzakta.
gozlere odaklan, alis.
karsi yakanin isiklari
izmir esranin gozlerinde, alis.

pozisyon izmir
ofset korfezin ortasi
karanligin ortasinda bir kararti
bir balikci kayigi tas catlasa dort metre -ki catlamaz-
eski bir kot ustunde kirli bir mont
basinda orgu bere
bir elinde olta -ki ucunda yem yok-
bir elinde bir kirmizi
kamera don, kayik bos
kamera don, gorkem.
gozlere odaklan, ozler uzakta.
gozlere odaklan, alis.

bakar durur izmir, esra yok
bakar durur izmir, gorkem yok
 

2 müthiş fikr-i beyanda bulunulmuş:

Esra Akgün dedi ki...

mailimi yeni görüyorum
ben esrayım ve yokum
çünkü geziyorum, tozuyorum
yiyor, içiyor, eğleniyor;
sonra da ders çalışarak dinleniyorum
ben esrayım ve yokum
artık alice var.

Ayşe dedi ki...

Merhaba Alice Hanım;
Ne de yakışmış İzmir panaromasına resminiz, ben olsam, ancak böyle güzel dururdu bir denizkızı İzmir'in önünde derdim, ama ben de yokum, denizatının güncesi var.
selamlarınızı Çeşme sahillerinden aldım, burnuma soktum, koklaya koklaya efsunluyorum kendimi. Dayım balık tutuyor, kuzenim sabah pencerelerini Dalyan'a açıyor, anneannemin topraklarını eşeleye eşeleye kök nergis soğanı bulduğu topraklar üzerlerindeki çiğlerden silkiniyorlar, İzmir, bir 29 aralık sabahına böyle başlıyor.
İstanbul buz gibi, içi soğuk, madeni ve kültleşmiş, masif bir demir yığını gibi.
ve biz,biz bu canavarın midesinde çalışanlar, hala aynı şeyi diyoruz:
demirden korksak trene binmeyiz, değil mi ama:)
sana kocaman günaydınlar gönderiyorum istanbul'dan Alice Hanım;
ellerimde hohlaya hohlaya...
çok sevgiler