Suffisamment
1 ay önce


gilad - walking on clouds
sevgili hırsız şimdi sana bir kaç lafım olacak: öncelikle bayağısın, ucuzsun: güzelim çaklıt kuuki'ler dururken gitmiş un kurabiyesi çalmışsın. üstelik aynı çantada beyaz nektarinler de vardı ki kilo fiyatı çikita muzun iki katı! naaabeer ;)
ayrıca ben muzu tek yemem, onun yanına danone süt de almıştım, onu unutmuşsun: safsın, dangalaksın!
evet sevgili alice hanımcılar,

zaman olgusunun tam da şuan bulunduğum noktasında, yapacağım herhangi bir hatanın dönüşü olmayacağı hissi, nasıl oldu da bu denli beni ele geçirdi inanın ben de bilmiyorum. halbuki bundan önce yaptığım birçok şeyin de dönüşü yoktu belki ben var sanıyordum ama bulamayınca anladım olmadığını. belki kırdığım kalplerin sahipleri için dönüşü olmayan birer andı o son sözler, ya da kafamı çevirip geçerken nehrin karşı kıyısında kaçırdığım güzelliklerin de bir dönüşü yoktu ben hiç farkına varmadım...
bazen uzlaşmak, bazen zıtlaşmak. tutmak, tutunmak, ya da sadece bırakmak... dinlemek; gözlerini kapatıp tüm varlığınla, ya da gözlerinin ucuyla baktığın adımlarda tıkırtılarla... yazmak: her biri benzersiz apayrı hikayeler, bazen bakışlarla, bazen tutuşlarla, bazen de susuşlarla... anlatmak: kelimelerin öksüz kaldığı zamanlarda konuşarak, ama en çok da o anlarda susarak...
